Cübbeli Canlı Yayında İsmailağa’yı Hedefe Koydu!

Süleymanlılar cemaatine ve Furkan Hareketine yönelik operasyonların ardından cemaatler ve tarikatlar üzerindeki baskı tartışmaları sürerken, kamuoyunda "Cübbeli Ahmet" olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü katıldığı canlı yayında skandal açıklamalara imza attı. Sunucu Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtlayan Ünlü, daha önce sosyal medyada paylaştığı ihbar niteliğindeki mesajlarını savunmaya çalışırken, bir dönem içerisinde yer aldığı İsmailağa Cemaati’ni açıkça devlet operasyonlarının hedefi haline getirecek ithamlarda bulundu.

Eklenme Tarihi: 10 Eyl 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 10 Eyl 2026
Cübbeli Canlı Yayında İsmailağa’yı Hedefe Koydu!

İsmailağa Cemaatini Hedef Aldı

Süleymanlılar cemaatine operasyon yapıldıktan hemen sonra attığı tweet ile okları İsmailağa cemaatine çeviren Cübbeli Ahmet’e, İsmailağa cemaatini hedef gösterdiği hatırlatılarak başka hangi cemaatlere operasyon beklediği sorulduğunda Cübbeli Ahmet, "Ben İsmailağa’ya operasyon yapılacak demedim ama dikkat etmeli dedim" ifadeleriyle söze başladı. İsmailağa cemaatinden atılan Cübbeli Ahmet, cemaatin liyakatten ayrılıp akrabalık ilişkisi üzerinden hareket ettiğini iddia etti. Cübbeli, Süleymanlılar cemaatine operasyon yapıldıktan hemen sonra attığı tweette şu sözleriyle İsmailağa cemaatini alenen hedef göstermişti: “Alihan Kuriş gibi biri cemaatin başına geçtikten sonra, dedelerinin çizdiği yoldan tamamen ayrılan bu örgütün başlarına gelenler birilerine ibret olmalıdır. İsmailağa’da da maalesef aynı şeyler gözlenmekte olup iş ehliyet ve liyâkattan çıkarılıp oğul, damat, torun ve kayınbirader noktasında şekil aldığı zaman tarihin tekerrür etmesi kaçınılmaz olacaktır.

Cemaat Derneğini ve Hocaları "Terör" İddiasıyla Hedef Gösterdi

Konuşmasının devamında İsmailağa bünyesindeki Yavuz Selim Gençliği Derneği’ni ve burada ders veren bir şahsı doğrudan suçlayan Cübbeli Ahmet, cemaat çatısı altında “yozlaşma ve teröre davet olduğunu” öne sürerek ağır ifadeler kullandı.

Söz konusu dernekte alındığını iddia ettiği bir ses kaydında bir şahsın"8.000 kişilik ordumuz var, Kemalistleri keseceğim" ifadelerini sıradan birinin rastgele beyanı gibi değil, dernek ve cemaat hiyerarşisi dâhilinde zımnen onaylanan bir tutum gibi sunmaya çalıştı.

İsmailağa’dan Anlık Yalanlama Gelince Canlı Yayında Köşeye Sıkıştı

Cübbeli Ahmet’in İsmailağa Cemaati’ni şiddet ve illegal yapılanmalarla ilişkilendiren ihbar niteliğindeki açıklamaları üzerine İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı’ndan programa anlık açıklama gönderildi. Vakıf yetkilileri, bahsedilen söylemlerin ve kişilerin cemaatle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu kişilerin İsmailağa’yı temsil etmediğini ve iddiaların tamamen asılsız olduğunu bildirdi.

Cemaat kanadından gelen net ve resmi yalanlamanın ardından köşeye sıkışan Cübbeli Ahmet, canlı yayında geri adım atmak zorunda kaldı. Kendi kurduğu cümleleri yumuşatmaya çalışan Ünlü, "Ben o sözü söyleyen adamı tanıyorum demedim ki, meczubun biridir dedim" diyerek iddialarından çark etti ve "İsmailağa’yı bilirim, hiç böyle işleri yoktur, şiddetin ş'si geçmez" ifadeleriyle çelişkili tutumunu gözler önüne serdi.

Daha Önce de Benzer İhbarlarla Birçok Yapıyı Hedef Göstermişti

Ahmet Mahmut Ünlü’nün somut delillere dayanmadan, kulaktan dolma bilgilerle dini yapıları hedef göstermesi ilk kez yaşanmıyor. Cübbeli, daha önce de kamuoyunda büyük yankı uyandıran benzer bir açıklamasında silahlanan 150 derneğin ismini öğrendiğini belirterek, "Yurt genelinde 2 bin Selefi yanlısı derneğin silahlandığını söylemiştim. Bunlardan en az 150’sini öğrendim. Savcı davet ederse isim isim anlatacağım. Bu bir vatandaşlık görevi" ifadelerini kullanmıştı. Bu vahim bilgilere ve rakamlara nereden ulaştığı sorulduğunda ise "Değişik illerde arkadaşlarımız var. Bunların anlattıkları, bize dikkatli olmamız için yapılan uyarılar var" diyerek, herhangi bir resmi belge veya somut kanıt sunmaksızın "arkadaş çevresinden duyduğu" dedikoduları emniyet ihbarına dönüştürdüğünü itiraf etmişti. Kendisine bu denli detaylı veya kritik bilgilerin hangi kanallarla ve hangi saiklerle ulaştırıldığı soru işareti yaratırken; Ünlü’nün delilsiz, mesnetsiz iddialarla sivil toplum yapılarını kolluk kuvvetlerinin ve yargının hedefine oturtmayı bir alışkanlık haline getirdiği görülüyor.