İstanbul’da Skandal! Hakim Yok, Duruşma Yok, Karar Var: 17 Furkan Hareketi Mensubuna Yeni Hukuksuzluk

Hakim karşısına çıkarılmadılar, karar yüzlerine okunmadı! İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin 17 Furkan Hareketi mensubu hakkında verdiği adli kontrol kararı, günler sonra tebligatla ortaya çıktı.

Eklenme Tarihi: 05 Eyl 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 05 Eyl 2026
İstanbul’da Skandal! Hakim Yok, Duruşma Yok, Karar Var: 17 Furkan Hareketi Mensubuna Yeni Hukuksuzluk

İstanbul Saraçhane Parkı’nda hukuksuz tutukluluklara tepki göstermek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından gözaltına alınan 46 Furkan Hareketi mensubuyla ilgili süreçte yeni bir hukuksuzluk ortaya çıktı. 29 kişi tutuklama talebiyle, 17 kişi ise adli kontrol talebiyle sevk edilmişti. 29 kişinin hâkimlik işlemleri sonucunda 9 kişi tutuklanırken, 2 kişi ev hapsine gönderilmiş, diğerleri haftada 2 gün imza yükümlülüğüyle serbest bırakılmıştı.

Ancak adli kontrol talebiyle sevk edilen 17 kişi için herhangi bir duruşma yapılmamıştı. Bugün ulaşan tebligatlardan 17 kişi hakkında İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 31 Ağustos’ta, kişiler hakim karşısına çıkarılmadan ayda 1 imza şeklinde adli kontrol kararı verildiği öğrenildi.

Oktay Saral’ın Tehdit İçerikli Paylaşımına Tepki Gösterdiler

İstanbullu Furkan Hareketi mensupları, Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca, eşi Semra Hocahanım ve beraberindeki birçok hareket mensubunun hukuksuz tutukluluklarına tepki göstermek amacıyla 31 Ağustos’ta İstanbul Saraçhane Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirmişti.

Eylem sırasında, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın Alparslan Kuytul Hoca’ya yönelik tehditkâr ifadeler içeren paylaşımına tepki olarak “Talimat Saraydan, Bahsetmeyin Hukuktan” sloganını atan hareket mensupları, polisin müdahalesiyle karşı karşıya kalmış, müdahalenin ardından 46 kişi gözaltına alınmıştı.

29 Kişi Hakim Karşısına Çıkarıldı: 9 Tutuklama, 2 Ev Hapsi

Gözaltına alınan 46 kişiden 29’u tutuklama talebiyle adli mercilere sevk edildi.

Hakimlikte gruplar halinde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 9 kişi tutuklandı, 2 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi. Diğer kişiler ise haftada 2 gün imza atma şeklindeki adli kontrol yükümlülüğüyle serbest bırakıldı.

Ancak 46 kişilik dosyanın diğer 17 kişisi açısından farklı bir uygulama söz konusu oldu.

17 Kişi İçin Duruşma Yapılmadı!

17 kişi ise adli kontrol talebiyle sevk edildi ancak hakimlik önüne çıkarılmadı.

Savcılık tarafından bu kişiler hakkında adli kontrol talep edildiği biliniyordu. Ancak herhangi bir duruşma yapılmadığı için, haklarında nasıl bir karar verildiği o aşamada avukatlar tarafından öğrenilemedi.

Ta ki bugün evlerine adli kontrol tebligatları ulaşana kadar...

Kararı Tebligat Gelince Öğrendiler!

Bugün ulaşan tebligatlar, 17 kişi hakkında 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol kararı verildiğini ortaya çıkardı.

Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 2 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen tebligatta, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin 31 Ağustos tarihli kararı doğrultusunda ilgili kişinin denetimli serbestlik altına alındığı bildirildi.

Edinilen son bilgilere göre söz konusu 17 kişi hakkında ayda 1 gün imza şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

Ancak dikkat çeken nokta şu oldu: Bu 17 kişinin ne haakim karşısına çıkarıldı ne herhangi bir duruşma yapıldı!

Dolayısıyla kişiler, haklarında adli kontrol kararı verildiğini kararın alındığı gün değil, günler sonra evlerine ulaşan tebligatlarla öğrendi.

Hakim Karşısına Çıkmadan Adli Kontrol!

Ortaya çıkan tablo, İstanbul’daki süreçte yeni ve ciddi bir hukuksuzluğu gözler önüne serdi.

Aynı soruşturma kapsamında 29 kişi hâkim karşısına çıkarılarak haklarında karar verilirken, adli kontrol talebiyle sevk edilen 17 kişi için herhangi bir duruşma yapılmadan, haklarında adli kontrol kararı verildiği öğrenildi.

Üstelik bu kişiler, haklarında karar verildiğinden ancak günler sonra gönderilen tebligatlarla haberdar oldu.

Avukatların usulsüz olduğunu belirttiği uygulama, kişilerin hakim karşısına çıkarılmadan özgürlüklerini doğrudan etkileyen bir adli kontrol tedbirine tabi tutulması nedeniyle tepki çekti.