FURKAN HAREKETİ'NDEN SUÇ DUYURUSU: ALPARSLAN HOCA SUİKASTLA TEHDİT EDİLİYOR!

Fatih Tezcan’ın 25 Ağustos’ta gerçekleştirdiği canlı yayında Alparslan Hoca’ya yönelik sarf ettiği hadsiz ifadeler büyük tepki topladı. Tezcan’ın, Alparslan Hoca’nın konuşmalarını çarpıtarak hedef gösterdiği ve cezaevinde “intihar edeceği” yönündeki ifadeleri, Furkan Hareketi tarafından açık bir tehdit olarak değerlendirildi. Furkan Hareketi sitesinde yayımlanan yazıda, Tezcan’ın “Devlete kafa tutarsan yok olursun” ve “Tam gömelim bunu! Bu hiç çıkamasın!” tarzındaki ahlak dışı sözlerine dikkat çekilirken, yetkililer göreve çağrıldı.

Eklenme Tarihi: 19 Eyl 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 19 Eyl 2026
FURKAN HAREKETİ'NDEN SUÇ DUYURUSU: ALPARSLAN HOCA SUİKASTLA TEHDİT EDİLİYOR!

Derin güçlerin sözcülüğüne soyunan Fatih Tezcan, 25 Ağustos’ta canlı yayında yaptığı programda Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca’yı defalarca tehdit etti. Söylenmemiş sözü söylenmiş gibi göstererek ve iftiralar atarak insanları bir âlime karşı kışkırtmaya çalıştı.

Yayınlanan metinde şu ifadeler yer aldı:

Derin güçlerin sözcülüğüne soyunan Fatih Tezcan, 25 Ağustos’ta canlı yayında yaptığı programda Alparslan Kuytul Hocayı defalarca tehdit etti. Söylenmemiş sözü söylenmiş gibi göstererek ve iftiralar atarak insanları bir alime karşı kışkırtmaya çalıştı.

Bu piyon, çeşitli konularda siyasi analizler yapan Alparslan Kuytul Hoca’nın konuşmalarını cımbızlama yöntemini kullanarak kötü niyetli bir şekilde değerlendiriyordu. Konuşması boyunca ağzından köpükler saçarak saldırıyor, aklını kaybetmiş bir deli gibi el-kol hareketleri yapıyor,nasıl iftira atacağını şaşırıp, hop oturup hop kalkıyordu. Sonunda ağzındaki baklayı çıkardı ve Alparslan Kuytul Hocayı intihar kılıfına girdirerek suikast ile tehdit etti!

Bu tetikçinin konuşması tehdit mi yoksa korkutma mı diye düşünüldüğünde karşıdaki insan Alparslan Kuytul Hocaefendi olduğundan “korkutma”olamayacağı kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Çünkü Alparslan Kuytul Hocaefendi “Allah’tan başka kimseden korkmayacağını” defaatle dile getirmiştir ve bunu hayatıyla da ortaya koymuştur. Dolayısıyla anlaşılıyor ki bu açık bir tehdittir! Konuşmasında geçen, “Devlete kafa tutarsan yok olursun” “Tam gömelim bunu! Bu hiç çıkamasın!” cümleleri de bunu ispatlamaktadır.

Ayrıca konuşmasının üç yerinde aleni olarak Hocaefendi’nin intihar edeceğini iddia ederek aslında aba altından sopa gösteriyor: “Benim tahminimi söyleyeyim: Cezaevinde kendini zehirler bu…” “Bu, cezaevinde kendine bir şey yapar.” “Ya cezaevinde ya dışarıda intihar eder bu…” cümleleriyle korkunç ifadelerde bulunuyor. Oysa Alparslan Kuytul Hocaefendi daha önce de yıllarca cezaevinde kaldı. Asla intihar düşüncesine kapılmadı. Dinimize göre ‘İntihar haramdır’ dolayısıyla inancı gereği de böyle bir şeyi yapmaz! Hatta, şuan bulunduğu cezaevinde işkenceye varan muamelelere rağmen o kadar sağlam ve güçlü bir psikolojiye sahip ki, psikologla görüşme hakkı olmasına rağmen bu hakkı kullanmıyor. Buna ihtiyaç hissetmiyor.

Bu hadsiz piyon ölümle tehdit etmekle beraber devlet kurumlarına olan güveni tamamen sarsıyor, aynı zamanda bu kurumları aşağılamış da oluyor. Devlet yetkilileri, eğer kötü niyetli değillerse bu aşağılamayı görmeli ve bu kimse için derhal harekete geçmeli.

Burada insanın aklında şu soru işaretleri oluşuyor. Savcılar bugüne kadar neden harekete geçmedi? Bu adam kim ki hapiste, bir nevi devlet korumasında olan bir alime tehditler savurabiliyor? Can alıcı soru ise şu: Cezaevinde olan bir kişi kendini zehirleyerek nasıl intihar edebilir? Bu zehiri nereden bulacak? İnsanların aklıyla alay mı ediyorsunuz! Koğuşuna baskın yaparak en ince detayına kadar aradığınız kişi böyle bir zehiri nereden bulacak? Yok yok! Siz aleni Alparslan Kuytul Hocaefendi’yi bir tetikçi-trolü kullanarak suikast ile tehdit mi ediyorsunuz! Eğer durum böyle değilse yetkililer ivedikle Fatih Tezcan’ın söylediği bu sözlerin hesabını ona sormalılar. Onu bulup soramıyorlarsa, onun ipini tutanlara sormalılar. Aksi halde ağır bir zan altında kalacaklar.

O zan da şudur ki: Derin devlet, Alparslan Kuytul Hoca’yı hapishanede intihar süsü vererek öldürmeye mi çalışacak!

Allah Davası İçin Çile Çekenleri Korur

Tarih boyunca birçok alime hatta Peygamberlere yönelik böyle suikast girişimleri olmuştur. Mesela Hayber günü Yahudi bir kadının Efendimiz'in yemeğine zehir katarak O’nu öldürmeye çalışması; Türkiye’nin yakın tarihinde ise yasal yollarla baş edemedikleri Bediüzzaman’ı, bu memleketin zindanlarında veya sürgün yerlerinde 18 defa zehirleyerek öldürmeye çalışmaları en çarpıcı örneklerdir.

Bediüzzaman kendisine bunları yapanları “Kökü ecnebi, kendisi burada bulunan bir zındıka komitesi” olarak tanımlar. O zamanın derin güçleri Üstadı ortadan kaldırmak ve dinsizliği yaymak için ellerinden geleni yapmışlardır. Ancak Allah onları emellerine ulaştırmamıştır.

Rabbimiz nasıl ki zalimin elinde tutsak olan Üstadı defalarca koruduysa; hayatını tevhid davasına adayan, “Arkasında Allah olanın karşısında kimin olduğunun önemi yoktur!” deyip her daim sırtını Allah’a dayayan ve bir de her koşulda onun peşinden giden ve onu asla yalnız bırakmayan talebelere sahip olan Alparslan Kuytul Hocaefendi’yi de korumaya kadirdir."